top of page
Ara

Vücudumuzdaki Mineral ve Vitamin Eksikliklerin Sebep Olduğu Psikolojik Rahatsızlıklar

Güncelleme tarihi: 5 Ara 2022

Yazar: Onur Eren Yılmaz


Canlılar için ortak bir özellik olan beslenme, insanların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gereken enerjiyi dışarıdan besin yolu ile alma eylemidir. Beslenmenin fiziksel etkileri olabildiği gibi birçok psikolojik etkileri de vardır. Bu etkileri içeriğindeki vitamin ve minerallere bağlamak mümkündür. Dolayısıyla bazı vitamin ve minerallerin eksikliğinin psikolojik rahatsızlıklara da yol açabileceği söylenebilir. Vücuda alınan besinler içeriğindeki vitamin ve minerallere göre kişinin ruh sağlığını direkt olarak etkilemektedir. Bu vitamin ve minerallerin eksikliği hem psikolojik hem de fiziksel hastalıklara yol açmaktadır.(1)


Psikiyatrik hastalıkların temelinde kişinin bozuk veya yanlış beslenme problemlerinden kaynaklandığı bilim insanları tarafından da doğrulanmıştır. İnsanların psikolojik sağlığı için önemli olan bazı vitaminler vardır. Bu vitaminler fiziksel sağlığımız için önemli olduğu kadar, ruh sağlığımız için de büyük önem arz etmektedir. Bu vitaminler yeterli bir şekilde alındığında daha az sinir ve stres gibi duygu değişimlerinin olmasını sağladığı da tespit edilmiştir. (3)

Psikolojik sağlığımız için elzem vitaminlerden biri olan “B12” vitamininin eksikliği hem diğer vitaminlere göre daha çok görülmekte hem de sonuçları daha ağır olabilmektedir. Genellikle B12 eksikliği, vitaminin emiliminde sorun çıkarmaktadır çünkü bu vitaminin emilim sistemi çok hassastır. Vejeteryan beslenen bireyler dışında B12 eksikliği görülen kişilerin genellikle B12 vitaminlerinin az olma sebebi mide ve bağırsak rahatsızlıkları olmasıdır. Bu emilim sistemindeki denge bozulursa vücuda giren takviye besin, ilaç vb. şeyler de emilemez. Bu vitaminin eksikliğinde birçok psikolojik rahatsızlıklar görülebilir veya şiddeti artabilir. Bu vitamin genellikle vücutta belirli bölümlerde depolandığında eksikliği fark edildiği an bu eksikliğin uzun vadeli bir eksiklik olduğu anlaşılmaktadır. Bu vitaminin kandaki normal değeri 300-800 pg/ml’ dir. (3)


Özellikle şizofreni için risk oluşturan vitamin eksikliklerinden biri D vitaminidir ve bu vitaminin eksikliği bulaşıcı tarzdadır. D vitamininin sadece kemiklerimize etki etmediğini bağışıklık sistemine de etki ettiğini bilmemiz gerekmektedir. Eksikliği şizofreninin yanında multiple skleroz ve diyabet oluşturabilmektedir. Bilim insanları bu vitaminin eksikliğinin Alzheimer ve otizme de yol açabileceğini düşünmektedirler çünkü eksikliğinde vücut dengesi ve hafıza sağlığı bozulabilmektedir.

Bir diğer vitamin, C vitamini, antioksidan görevine sahiptir. Bu vitamin eksikliğinde depresyon gibi hastalıklar oluşabilir. Beyinde noradrenalin [hormon veya nörotransmitter (nöronlar arası ya da nöronlar ve başka hücresel yapılar arasındaki iletişimin kopmasını engelleyen kimyasal) yapıda olan kimyasal] ve dopamin (vücuttan beyne sinyaller ileten kimyasal madde) sentezine katkı sağlar.

B6 vitaminin eksikliği, gözle görülür şekilde, genellikle sağlıklı beslenen bireylerde görünmese de bazı maddelerin fazla tüketilmesinden dolayı bozulabilir. Bu vitamin serotonin, dopamin ve noradrenalin sentezinde görevlidir. Alkol bağımlılarının tedavisinde tavsiye edilmektedir. (3)

B1 vitamini eksikliği, en çok alkol bağımlılarında görülmektedir ve eksikliği beriberi hastalığına yol açabilmektedir. Aynı zamanda eksikliği, Wernicke Korsakof sendromuna yol açabilmektedir. Alkolik insanlar tedavi edilirken ilk bu vitaminden yararlanılmaktadır. (Burhanoğlu, 2016)

Vitaminlerde de olduğu gibi bazı minerallerin yeterli seviyede alınması psikolojik hastalıkları tedavi edebilmekte olup gereğinden eksik veya fazla alımı da psikolojimizi etkileyecek hastalıkların oluşmasına yol açabilir. (2)


Demir genellikle eksikliğinde hastalık çıkartmaktansa semptomları güçlendirip hastalığın tedavi sürecini uzatmaktadır. Genellikle hafıza kaybı ve dikkat dağınıklığında etkili olmakta ve olan şikayetlerin şiddetini arttırmaktadır. (2)


Magnezyum minerali eksikliği ciddi sonuçlar doğurabilmekte ve son yıllarda değişen beslenme alışkanlıklarından dolayı her geçen gün alımı azalmaktadır. Eksikliği anksiyete bozukluğu, Alzheimer ve depresyon gibi hastalıklara yol açmaktadır. Magnezyum stresi azaltır ve kasları gevşetir fakat “Fast-Food” tarzı yiyecekler magnezyum açısından çok eksiktir bu da son yıllarda çoğu insanın yediği yemeklerde magnezyumun azaldığını gösterir. Ayrıca, asitli içecekler ve alkol vücuttaki magnezyum oranını düşürmektedir.


Vitamin ve Mineraller eksik veya gereğinden fazla alındığında vücutta çok ciddi psikolojik rahatsızlıklar oluşabilmektedir. Bu rahatsızlıkların şiddetinin ve türünün değişmesi de özellikle son 20 – 30 yılda iyice değişen beslenme alışkanlığıyla birlikte değişmiştir. Beslenme alışkanlığının hızlı yiyeceklere kayması da içindeki takviye malzemelerinden dolayı daha da zararlı hale gelmiştir. Bu gibi durumlar da doğal olarak vitamin ve mineral alımı ihtiyacını arttırmıştır.

Referanslar:

  1. APİKOĞLU, S. (tarih yok). http://www.essepsikoloji.com/docs/esse-psikoloji_beslenme-ve-psikoloji.pdf

  2. Burhanoğlu, S. (2016, Ocak 1). https://www.sabriburhanoglu.com/vitaminler-ve-ruh-sagligi

  3. Burhanoğlu, S. (2016, Ocak 9). https://www.sabriburhanoglu.com/mineraller-ve-ruh-sagligi



46 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Bình luận

Không thể tải bình luận
Có vẻ như đã có sự cố kỹ thuật. Hãy thử kết nối lại hoặc làm mới trang.
bottom of page