top of page
Ara

İklim Krizi ve İnsan Göçleri Üzerindeki Etkisi

Güncelleme tarihi: 19 Mar

Yazar: Roda Yaşar


Günümüzde, insanlar finansal, sosyal yaşam, politik durumlar, savaşlar ve çevre sorunları gibi birçok nedenle göç etmektedir. Göç olgusunun içinde öne çıkan nedenler arasında, iklim krizi de giderek artan bir öneme sahiptir. İklim krizinin etkileri, özellikle göç olgusu üzerinde belirgin bir iz bırakmakta ve bu durum dünya nüfus haritasını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu yazı, göç olgusunu ele alarak, iklim krizinin göçü nasıl etkilediğini inceleyecektir.




Kavramsal Yönüyle Göç:


Geçmişten günümüze gerek ülkelerin sınırları içerisinde gerekse ülke sınırlarını aşacak boyutta pek çok göç dalgasının yaşanmasına tanık olunan dünyada göçün kavramsal yönüyle irdelenmesi ve farklı yönlerinin tahlil edilmesi ihtiyacı gündeme gelmiştir. Bu bağlamda göç kavramını karşılamaya yönelik çeşitli göç tanımlarıyla karşılaşılmaktadır. Göç, en basit tanımıyla dünyanın fakir ülkelerinden zengin ülkelerine yönelik gerçekleştirilen ve arkasında ekonomik olan ve olmayan çeşitli gerekçelerin yer aldığı bir hareketlilik türü olarak açıklanabilir. Bu hareketliliğin arkasında; yüksek gelir elde etme, arkadaşlık ve sosyal network oluşturmanın yanında merak, macera vb. nedenler yer almaktadır (Wickramasekera, 2002). Kavrama yönelik tanımlamalar içerisinde yer verilen ILO Uluslararası Göç Hukuku’na göre göç; bir ülkenin vatandaşı olmayanların yerleşim amacıyla o ülkeye taşınması süreci şeklinde ifade edilmektedir (IOM Glossary on Migration, 2019). Göç olgusu bağlamında insanların yer değiştirmesinde temelde ekonomik ve kültürel nedenlerin öne çıktığı görülmektedir (Akan ve Arslan, 2008). Gerek bölgesel gerekse dünya çapında öne çıkan olgu, insanların kariyer gelişimi, kendileri için önemli olan işler gerçekleştirme, çatışma, eşitsizlik, insan hakları, yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi gibi amaçlarla aileler ve evlerin terk edilmesi gibi sonuçlar ortaya koyabilmektedir (Trost vd., 2018). 




İklim Krizi:


İklim değişikliği, sıcaklıklarda ve hava durumlarında uzun vadeli değişimleri ifade etmektedir. Bu değişimler, güneş döngüsündeki değişimler gibi doğal olabilir. Dünya tarihi boyunca birçok kez tropikal ve buzul iklimler yaşanmıştır. Fakat 1800’lerden günümüze kadar insan faaliyetleri; öncelikle kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların yakılması iklim değişikliğinin ana itici gücü olmuştur (Metoffice, 2021). Karbondioksit gibi sera gazları atmosferde biriktiğinde, dünyanın etrafını bir battaniye gibi örtmektedir. Böylece güneş ışığı (çoğunlukla kısa dalga radyasyonu) bu biriken karbon örtüsünden doğrudan geçmekte ve gezegenin yüzeyine ulaşana kadar devam etmektedir. Ancak dünya daha sonra bu güneş ışığını emmekte, farklı türde bir ışık, daha uzun dalgalı kızılötesi radyasyon yaymakta ve bunu uzaya geri göndermektedir. 



Kızılötesi radyasyon atmosferden çıkarken aynı zamanda sera gazı örtüsüne de çarpmaktadır. Çoğu radyasyon doğrudan geçerken bir kısmı emilmesine rağmen yeryüzüne geri yansımakta, böylelikle yüzey ısınmaktadır ve buna “sera etkisi” denmektedir. Atmosferde bulunan sera gazı örtüsü dünyanın soğumaması adına önemli bir rol oynamaktadır; fakat atmosfere fazladan sera gazı eklemek iklim değişikliğine yol açmaktadır (Manabe, 2019).




İklim Krizi Nasıl Ortaya Çıktı:


İklim krizi, endüstrileşme ve modern yaşam tarzlarının yaygınlaşmasıyla yakından ilişkilidir. Sanayi devriminden bu yana, sera gazlarının atmosferdeki konsantrasyonu hızla artmıştır. İnsanlar, enerji üretimi, ulaşım, sanayi üretimi ve tarım gibi alanlarda fosil yakıtları kullanarak büyük miktarda sera gazı salmışlardır. Ayrıca ormanların kesilmesi, bu gazların doğal olarak temizlenmesini zorlaştırmıştır. Yani iklim krizi günümüzde insan faaliyetleri dolayısıyla oldukça hızlı gerçekleşmektedir (Kadıoğlu,2012).




İklim Krizinin Etkileri:


İklim değişikliğinin hem yaşanan etkileri hem de doğal sistemlere olan etkileri kapsamlı ve oldukça belirgindir. Son birkaç on yılda, iklim değişikliği bütün okyanus ve kıtalarda doğal sistemler ve insanlar üzerinde etkilerini göstermektedir. Küresel bağlamda birçok bölgede yağış rejimlerinin değişmesi ya da kar ve buzulların erimesi hidrolojik sistemleri değiştirmiş; su kaynaklarının miktarını ve kalitesini de etkilemiştir. İklim şartlarının değişmesiyle kara, tatlı su ve deniz ekosistemlerinde yaşayan birçok canlının sadece sayısı ve türler arasındaki etkileşim değil, canlıların coğrafi yaşam alanı, mevsimsel faaliyetler ve göç zamanları değişmiştir. Farklı bölgeleri ve ürünleri ele alan birçok çalışmaya dayanarak iklim değişikliğinin tarımsal ürün veriminde olumlu etkilerinden çok olumsuz etkileri bulunmaktadır. Son zamanlarda yaşanan iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri dünya çapında diğer stres etkileriyle karşılaştırıldığında nispeten daha küçük bir paya sahiptir (Intergovernmental Panel on Climate Change,2019).



İklim Değişikliği ve Göç İlişkisi:


İklim değişikliği ve göç arasında çok boyutlu bir nedensellik ilişkisi kurulmuştur. İklim değişikliğine bağlı olarak gerçekleşen göçle ilgili çeşitli ayrımlar yapılmaktadır (Ilık Bilben, 2018; Çomak ve Yıldırım Çinar, 2021; Wahidi, 2022; Balaban vd., 2021).


 (1) Zamansal: kısa ya da uzun süreli olabilir; örneğin ani gelişen felaketlerde göç kısa süreli olurken; çölleşme veya ormansızlaşma gibi nedenlerden dolayı meydana gelen göçler uzun süreli olmaktadır. Kısa süreli göçe örnek olarak 6 şubat 2023 Türkiye depremini yaşayan şehirler fay hattının bulunmadığı yerlere gittiler. Uzun süreli hgöçe örnek olarak dünyada son yirmi yılda meydana gelen 134 kuraklığın 70'i de Afrika'da olması ve buna bağlı olarak Afrika’daki insanların başka ülkelere kalıcı olarak yerleşmesi verilebilir.


(2) Mekansal: Kısa yani ülke içi gibi yakın mesafeler ya da uzun mesafeli yani ülke değişikliği gibi uzak mesafele göçlerine verilen addır. İç göç bir ülkenin kendi sınırları içerisinde belirli bir bölgeden bir başka bölgeye gerçekleştirilen göç hareketidir. Dış göç ise bir ülkeden bir başka ülkeye yapılan göç hareketidir.


(3) Nedensel: Zorunlu ya da gönüllü göç 

Zorunlu göç çeşitli sebeplerden meydana gelir ve bu sebepler insanların yaşamlarına ve geçimlerini sağlayan kaynaklara yönelik tehditleri içermelidir Bunlardan biri iç çatışmalar, soykırım, isyan gibi olaylar. Diğer bir sebep, kentsel gelişim, baraj yapımı, askeri tesislerin oluşturulması gibi nedenlerle meydana gelen zorunlu göç. Son olarak, deniz seviyesinin yükselmesi, su kıtlığı, tarım arazilerinin bozulması, şiddetli hava olayları gibi sebeplerden meydana gelen zorunlu göçtür (Figure 1) (Wahidi, 2022). Ülke içinde yerinden edilme (‘internal displacement’) ise; afetler, silahlı çatışma vb. nedenlerle ülkelerini, evlerini terk etmek zorunda kalmasıdır (Wahidi, 2022). 


Burçin Demirbilek’e göre göç türleri: iç göç-dış göç; İklim Krizi Bağlamında Çevresel Göç Sorunsalı 513 zorunlu göç-gönüllü göç; mevsimsel göç-sürekli göç ve beyin göçüdür. Mevsimsel göç genelde yılın belirli aylarında gerçekleşir. Beyin göçü ise bireylerin meslek dallarında daha iyi şartlarda yaşamak ve çalışmak için daha çok gelişmiş ülkeler olmak üzere yer değiştirmeleridir. 


Ayrıca göç konusunda belgeli ve belgesiz göç ve düzenli ve düzensiz göç biçiminde bir ayırım da yapılmaktadır (Akbaş Demirel, 2018). Kişilerin başka bir ülkeye gitmesi için gerekli olan belgelere sahip olması belgeli göç; bu belgeler olmadan gerçekleşen geçişlere ise belgesiz göç denmektedir. Bunun yanında diğer ülkelere geçişin sınır kapısı veya liman gibi yerlerden yapılması düzenli, aksi hali düzensiz göç olarak adlandırılmaktadır  (Akbaş Demirel, 2018). Bu göç türlerinin nedenlerini anlamak biraz zor olmaktadır. Örneğin, işsizlik yüzünden başka ülkeye göç eden bir kişinin göç nedeni ekonomik gibi görünse de iş bulamamasının arkasında mezhepsel ayrımcılık olabilir (Akbaş Demirel, 2018). Bunların dışında planlı yer değiştirmelerde mevcuttur. Ani iklimsel olaylar sonucu etkilenen bölgedeki insanların (zorunlu veya gönüllü) kamu otoritelerince planlı bir şekilde kalıcı veya geçici olarak başka bölgeye yerleştirilmesidir (Balaban vd., 2021). 


Ottowa Üniversitesi’nden Robert McLeman zorunlu göçleri; iklim olayları ve iklim süreçleri olmak üzere ikiye ayırır. Deniz seviyesinin yükselmesi, su kıtlığı ve çölleşme gibi uzun ve yavaş sürede gerçekleşen değişimler iklim süreçleri olarak kabul edilir, örneğin Carteret ve Tuvalu adalarında deniz yükselmesi sebebiyle meydana gelen göçler. Şiddetli sel veya kasırgalar gibi ani hava olayları nedeniyle gerçekleşen zorunlu göç ise iklim olaylarıdır, örneğin Maria kasırgası (Ilık Bilben, 2018). Bu göçlerin ana sebebi olan iklim değişikliği, Afrika kıtasını da ciddi bir şekilde etkilemektedir. Gıda krizi, temiz suya erişim zorluğu ölüm ve hastalık vakalarını arttırmaktadır (Çomak ve Yıldırım Çinar, 2021). Şiddetli taşkınlar ölümlere ve göçlere neden olmaktadır, örneğin 2012 yılında Nijer Nehri’nin taşmasıyla 525.000 kişi göç etmiş ve 81 kişi yaşamını yitirmiştir (Çomak ve Yıldırım Çinar, 2021). Bunun dışında iklim değişikliği nedeniyle sosyo-ekonomik durumu değişen insanlar da şehirlere veya kıyı bölgelerine göç etmek istemektedirler. Örneğin yaşanan kuraklıktan dolayı tarım ve hayvancılık ve balıkçılık gibi sektörlerin zarar görmesi göçe sebep olmaktadır. Örneğin, Mali’deki kuraklık nedeniyle, fildişi sahillerine, Nijerya’ya veya Avrupa’ya göç olmaktadır (Çomak ve Yıldırım Çinar, 2021). 





Görsel 1: İklim değişikliğine insanların adaptasyonunu, karbondioksit etkisini, tarım ürünlerindeki verimlilik değişimini, nüfusun yüzdesine bağlı göçmenlerdeki değişiklik% ve Yetişkin göçmen sayısındaki değişim (milyon olarak) gösterilmiştir.




Sonuç olarak, bu makalede günümüzdeki göç olgusunun farklı yönleri incelenmekte ve iklim krizinin bu göçü nasıl etkilediği üzerinde durulmaktadır. Göçün kavramsal yönleri, nedenleri ve iklim krizinin ortaya çıkışı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. İklim değişikliğinin etkileri, atmosferdeki sera gazları ve bu değişikliklere neden olan insan faaliyetleri açıklanmaktadır. İklim değişikliği ve göç arasındaki çok boyutlu nedensellik ilişkisi, zaman, mekan ve nedensel ayrımlarla açıklanmaktadır. Çeşitli göç türleri ve iklim değişikliğinin bu göçlere etkisi detaylı bir şekilde incelenmiştir.




  Referanslar  


Arslan, N. (2022). Uluslararası Alan İndekslerinde Göç Yazısına İlişkin Bibliyometrik Bir Analiz. pp. 1-5.


Akan, Y., Arslan, İ. (2008). Göç Ekonomisi (Türkiye Üzerine Bir Uygulama). 


Akbaş Demirel, C. (2018). Göç, Göçmen, Mülteci: Göç Alanında Temel Kavramlar ve Hukuki Çerçeve. Toplum ve Hekim.  pp.  249-254.


Wickramasekera, P. (2002). “Asian Labour Migration: Issues and Challenges in an Era of Globalization.” International Migration Papers, Working Paper. pp. 1-48.



ILO-Migration For Employment Recommendation (Revised) (No. 86). (1949).

 

IOM-International Organization for Migration, Glossary on Migration, International Migration Law, 2019, Switzerland. 


Trost, M., Wanke, E. M., Ohlendorf, D., Klingelhöfer D., Braun, M., Bauer, J., Groneberg, D. A, Quarcoo, D., Brüggmann, D. (2018). “Immigration: Analysis, Trends and Outlook on The Global Research Activity.” Journal of Global Health, 8(1). pp. 1-11.


Özerdem, Füsun., Barlas B. (2021). İklim Değişikliği ve İklim Göçmenleri.pp. 1-8.


Metoffıce. (2021). What is climate change? https://www.metoffice.gov.uk/weather/climate-change/what-isclimate-change (15.10.2021) 


Manabe, S. (2019). Role Of Greenhouse Gas in Climate Change. Tellus A: Dynamıc Meteorology And Oceanography. pp. 1-13.


Demirbaş, M., Aydın, R., Türkeş, A. (2020). 21. Yüzyılın En Büyük Tehdidi: Küresel İklim Değişikliği. pp. 3-5.


Kadıoğlu, M. (2012). Türkiye’de İklim Değişikliği Risk Yönetimi. Türkiye’nin İklim Değişikliği II. Ulusal Bildiriminin Hazırlanması Projesi Yayını, Ankara. 


 Intergovernmental Panel on Climate Change, (2014). Climate Change 2014: Synthesis report. contribution of working groups I, II and III to the fifth assessment report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [Core Writing Team, R.K. Pachauri and L.A. Meyer (eds.)]. IPCC, Geneva, Switzerland,  pp. 151.


Demirbilek, B. (2023). İklim Krizi Bağlamında Çevresel Göç Sorunsalı. pp. 14-15.


Çomak, H., & Yıldırım Çinar, H. (2021). Afrika’da İklimsel Göçler ve Sonuçları. TASAM, 7. İstanbul Güvenlik Konferansı. pp. 1-23. https://tasam.org/trTR/Icerik/70109/afrikada_iklimsel_gocler_ve_sonuclari.


Ilık Bilben, S. (2018). Antropojenik iklim değişikliği bağlamında göç tartışmaları. Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi. pp.  237–268. 

Kanlı, İ. B., & Başköy, D. (2018). Küreselleşme ve Çevre Sorunları Bağlamında Göç: İklim Mültecileri. Siyaset, Ekonomi Ve Yönetim Araştırmaları Dergisi. pp.  39-58.


Wahidi, H. (2022, Kasım). Gelişmekte Olan Ülkelerde Zorunlu Göçün Nedenleri. XII. Uluslararası Sosyal Araştırmalar ve Davranış Bilimleri Konferansı. pp 156-166.


Balaban, O., Özgür, B., & Sakar, B. (2021). İklim Değişikliği, Göç ve Yerel Yönetimler. Yerel Yönetişim ve Göç Dizisi II- Kitap 2. SKL International AB.


Feng, S., Krueger, A. B., Oppenheimer, M. (2010). Linkages Among Climate Change, Crop Yields and Mexico–US Cross-Border Migration. pp. 4


58 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments